Bir Kumru Öyküsü

2017-07-27 10.58.38

2011 yılının yaz başı olmalı. Yeni taşındığımız evimizin arka balkonunun açık penceresinden içeri kumrular çalı çırpı taşımaya başladılar. Uğur getirir diye dokunmadık, hatta yuvanın yerini sağlamlaştırdık. Sema’nın annesi Semiha Hanım kumrunun yuva yaptığını öğrenince pek sevindi. Kendi evlerine en son bir kumru yuva yaptığında ilk torunları Çağla doğmuştu. Gerçekten de, uğur devam etti, bu sefer de bizim eve bir kumrunun yuva yapması Sema’nın Begüm’e hamile kalması ile aynı zamana denk geldi.

Aradan yıllar geçti.

Bu yaz iki kumru sürekli olarak ön balkonumuzu ziyaret etmeye başladılar. Yuva yapmak için yer bakındıkları aşikardı. Nihayet bir gün bir baktık bakıcımız Asiye Hanım’ın boş saksılarından birine çalı çırpı taşımaya başlamışlar. Seçim yapılmıştı.

Önce bir, birkaç gün sonra da ikinci yumurta ortaya çıktı. Ani hareket yapmadığımız sürece ebeveyn kumrular ürkmüyor, ama yine de yan gözle hareketlerimizi takip ediyorlardı. Gündüzleri dişi, geceleri erkek kuluçkaya yatıyordu. İşbirliği tamdı. Değişim zamanının geldiği sabah saatlerinde erkek dişiyi “Uuuuuu” diye çağırıyor, sonra aynı anda yer değiştiriyorlardı.

Birkaç hafta geçti. İki yumurta birden çatladı ve sarı-siyah tüylü iki “çirkin” yumak ortaya çıktı. O kadar ufak ve hassastılar ki anne sıcaklığından uzak kalamıyorlardı. Beslendikçe hızla büyüyüp hareketlendiler. Bol bol fotoğraf ve video çekiyorduk. Kumrular aile neşemiz olmuştu, balkonda kahvaltı ederken hep onları seyrediyorduk. Kızımız Begüm ise her sabah ilk iş balkona çıkıp yavru kumruların son durumuna bakıyordu.

Dün sabah anne kumru iki yavruyu gagalarının içine genzinde yumuşattığı besinleri pompalayarak besledi. Sonra uçup gitti. Öğlen baktığımızda yuvada tek yavru kalmıştı! 

Korkarım bir karga veya martı anne kumru yokken yavrulardan birini kapmış. 😳 

Sonra ne anne ne baba ortada gözükmedi, küstüler sanki, yavru tek başına kaldı yuvada.

Gece geç saatte Sema işten eve geldiğinde yavruyu hâlâ tek başına görünce çok üzüldü. İnternet’ten araştırdık yavru kumru nasıl beslenir diye. Gecenin birinde mukavvadan yuva yaptık. İçine Begüm’ün eski pamuklu elbiselerinden koyduk. Üzerine ince kağıt serdik. Muhabbet kuşlarıyla geçmişte haşır neşir olmam sebebiyle yavruyu yuvasından almak, yeni yuvasına yerleştirmek ve şırınga ile beslemek bana düştü. Enfeksiyon riskine karşı yakın dişçi dostum Selçuk’un verdiği eldivenlerden kullanarak tabii. Sevgili Ahmet’in önerisi ve Begüm’ün onayıyla Yaşar adını verdiğim ufaklık sadece şu içti. Yaptığımız yumuşatılmış bisküvi ve bulgura hiç itibar etmedi. Çok az hareket ediyordu. 

Amacımız gece serinliğinde anne/baba sıcaklığından mahrum olacak yavrunun üşüyerek ölmesini engellemekti. Yeni yuvayı küçük tuvalette lavabonun üstüne koyduk. Evimizin uğurunun geceyi çıkarması için de dua ettik. 

Sabah kalktığımızda yavru hareketsizdi ama hâlâ hayattaydı. Bir süre sonra Sema koşarak geldi. Anne ve baba kumru balkonda yavrularını arıyorlardı. 

Zar zor kalktım. Koltuk değnekleri ile balkona gittim. Sema’nın masaya bıraktığı yeni yuvadan Yaşar’ı alıp gerçek yuvasına koydum. Ayaklarıyla direniyordu. Gece bol bol kaka yapmıştı. İkisi de iyiye işaretti.

Anne kumru bir süre yaklaşmadı. Sonra biz kahvaltıda iken yavaş yavaş sokuldu. Sonra yuvaya uçup yavrusuyla hasret giderdi. Vücudu ile onu ısıttı.  

Biraz sonra anne kumru Yaşar’ı gagasından beslemeye başlamıştı bile. 

Sema ile bakıştık, mutlulukla gülümsedik. Elini okşadım. Yaşar zor geceyi atlatmış, kurtulmuştu. Bundan sonrası doğanın işiydi. 😍

Advertisements

2 thoughts on “Bir Kumru Öyküsü

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s