Gözler Kalbe Daha Yakındır

IMG_20170117_103048_860

Fotoğraf: Sapa, Vietnam.

Hastane çıkışında tekerlekli sandalyede oturmuş beni alacak ağabeyimin gelmesini bekliyordum. Gözüm başka bir tekerlekli sandalyedeki yaşlı hastaya takıldı. Kır saçlı kadının başı öne eğikti, muhtemelen onkoloji bölümünde gördüğü tedavi onu çok yormuştu. Sandalyesini yapılı, adaleli bir adam itiyordu. Kıyafetinden hastane görevlisi olmadığı belliydi; yaşlı kadının oğlu olmalıydı. Döner kapıdan geçtiler. Yapılı adam yakın bir yere park ettiği arabasına sürdü tekerlekli sandalyeyi. Ön sağ kapıyı açtı. Dikkatle annesinin koltuğa yerleşmesini sağladı.

Olanları tekerlekli sandalyemden seyrederken, “Ben de ileride onun gibi güçlü kuvvetli olacağım” diye geçirdim içimden. “Eğer, Allah korusun, annem hastalanırsa tıpkı bu adam gibi benim de tekerlekli sandalyeyi itecek gücüm olmalı…”.

Ve bir anda, haftalardır beni terketmiş iç sesim avazı çıktığı kadar bağırdı ve yıldırım çarpmışa döndüm. Tüm vücudum elektrikle sarsıldı. Bu motivasyon ve enerji ile ayağa kalktım. “Gidip tebrik etmek için o adamın elini sıkmalıyım” diye düşündüm. Arkamı döndüğümde genç ve zarif bir hanımın “Yardıma ihtiyacınız var mı?” sorusuyla karşılaştım. Mütebessim bir ifadeyle teşekkür ettim. Pozitif enerji etrafa yayılıyor, çember genişliyordu adeta.

Önce, evvelki sabah bana tekerlekli sandalye temin eden hastane görevlisi Sinem Hanım’a iyi akşamlar dilemek istedim. Hemen yanıbaşımdaki ofiste olduğu için birkaç adımda yanına gittim, elini sıktım. Aynı sıcaklıkla karşılaştım. Çember büyüyordu.

Sonra dışarı çıktım. Adaleli adam annesini çoktan ön koltuğa yerleştirmiş şimdi de emniyet kemerini bağlıyordu. Yanına gittim, gülümseyerek elimi uzattım. Önce nereden tanıştığımızı anlamaya çalıştı, sorgulayan gözlerle beni süzdü, ama hatırlayamadı. 

“Elinizi sıkmak istedim” dedim, sonra boğazım düğümlendi, konuşamadım. Adaleli adam gülümsedi. “Allah size de şifa versin” dedi. Gerisi sessiz bir iletişimdi. 

Beklediğim ağabeyim gelmişti, arabaya bindim. O sırada yanımızdan geçen adaleli adamın gülümseyip minnetle sağ elini göğsüne götürdüğünü gördüm. Ben de aynı yürekten selamla karşılık verdim, sağ elimi kalbimin üstüne götürüp bir süre orada tuttum.

“Bu aralar pek duygusallaştım be abi!” dedim, gözlerim dopdolu.

Bazen sözler değil gözler konuşur. 

Gözler kalbe daha yakındır çünkü.

Advertisements

2 thoughts on “Gözler Kalbe Daha Yakındır

  1. Yine güzel bir yazı. Ağrı Dağı maceralarından sonra bu sakinlik iyi geldi. Bakarak anlaşmak, iletişimin en saf ve duygu yüklü şeklini başarmak herkese nasip olmaz.

    Liked by 1 person

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s