Beynime Dokunmayın, Ne Yaparsanız Yapın!

image

Ağustos 2013. Burhan Hoca sabahki vizite sonrası sıra dışı bir şekilde yaklaştı, elini yastığıma koydu ve:

“Erdem, bugün beynine kemoterapi yapmamız gerekiyor. Vücuduna verdiğimizden çok daha düşük bir doz. Beyne metastaz ihtimali düşük belki ama, bu riski göz önünden uzak tutamayız.”

“!!!”

“Seni uyutacağız, sonra omurilikten şırınga ile giriş yapacağız.”

“Bu çok mu gerekli Hocam?”

“Evet. Bu tedavinin bir parçası.” dedi ve gözlerini gözlerime dikerek gülümsedi.

Doktora güvenmek bu tedavinin çok önemli bir parçasıydı. Burhan Bey ise duruşu, yüz ifadesi, sesi ile çevresine güven veren, pozitif enerji yüklü bir insandı. O ana dek “beynime dokunmayın, ne yaparsanız yapın” diyen ben bile yelkenleri suya indirdim. Zoraki gülümsedim ve başımla onayladım.

Boşluğu arkaya gelecek şekilde hasta önlüğünü giydim. Bunu giymek oldum olası bir muamma olmuştur benim için. Kalkıp sedyeye uzandım. Ağzıma bir maske geçirdim. Sedyede uzaklaşırken Sema’nın endişeli yüzü küçüldükçe küçüldü. Yalnız kaldım. Koridorlardaki ritmik lambaların monotonluğunu arada sırada koridoru dönmek, kapıların açılmasını beklemek veya metalik asansöre binmek bozuyordu.

İşlemin yapılacağı buz gibi bir odaya girdik. Benden başka bir hasta daha vardı operasyonunu bekleyen. İki erkek hemşire bir taraftan sohbet ederken bir taraftan beni çevirdiler, önlüğü açtılar, ameliyata hazıladılar. İşlemi yapacak olan doktor gelip süreci anlattı.

Sonra uyuttular.

Gözlerimi açtığımda işlem odasındaydım. Kalçam sızlıyordu. Uyandığımı görünce nasıl olduğumu sordular. Bir süre sonra bizim katın görevlilerinden biri çıkageldi. Odaya çıkardıklarında Sema ile göz göze geldik. Karşılıklı gülümsedik, bir merhaleyi daha atlatmıştım. Ya acıdan ya çekindiğimden bilemiyorum, kendi başıma yatağıma geçemedim. İki üç kişi çarşaftan tutarak karga tulumba beni yatağıma aldılar.

Bir saat kadar sonra idrar torbası sıkıştırınca tuvalete gittim. Dönerken başım sersemledi, yattıktan sonra baş ağrısı ile birleşince doktor bir daha yataktan çıkmamı yasakladı. Adeta gömüldüm şilteye. Kendi terimde yüzüyordum. Sabaha kadar değil yataktan çıkmak, içinde hareket etmem bile yasaktı.

Beynimi kendi rızamla zehirlemişlerdi.

Advertisements

4 thoughts on “Beynime Dokunmayın, Ne Yaparsanız Yapın!

  1. Erdem cim okudukça, ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha görüyorum.. çok şükür atlattın..🙏🙏
    Sevgiler

    Like

  2. Bence bu tür rahatsızlık larda başarılı olan biri olarak paylaşımların da başkalarına yol gösteren moral veren bu yazıların süper

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s