Bir Hafta Sonu Kaçamağı

image

Eylül 2013. Artık kemoterapinin ortalarındayım. Burhan Hoca, ciddi depresif sinyaller vermem üzerine beni hasret giderip deşarj olmam için hafta sonu eve yolladı. Cumartesi öğlen hastaneden ciddi ilaç yüklemesi ve talep ettiğim üzere ekstra bulantı ilacı alarak çıktık. Ancak, daha ilk 15 dakika içinde, Nişantaşı’ndan Barbaros Bulvarı’na gelirken arabada çıkarmaya başladım. Bir kaza yüzünden tıkanan Sahil Yolu’nda iki saat geçirince ev yolunda üç kere daha istifra ettim. Zavallı Sema, yürümeyen trafiğe mi kızsın, yoksa yanındaki ayaklı kusma makinesine mi? 🙂

Evde masaj ve uyku ile toparladım ama, sonra ne yesem yine midemde durmadı. Gece 01:30’a kadar beş posta daha. Hayatımda ilk defa 12 saatte dokuz kez istifra ettim. Ben dağıldım, tabii Sema da.

Sebep muhtelif. Cumartesi ilk defa aldığım ilacın yan etkisi olabilir. Ya da ciddi yükleme sonrası araba sarsıntısı. Ya da son dönemde normalde damardan verilen antibiyotiklerin artık yavaş yavaş hapla verilmesi ve midede çözülmesi. Gece ağızdan aldığım bulantı ilacı işe yaradı ve bir daha başka sorti olmadı.

Cumartesi eve geldiğimizde ikinci vukuat ise Begüm oldu. Parkta düşmüş. Eve geldiğinde ağlıyor ve kolunu kıpırdatamıyordu. Bizimkinin adeti değildi sebepsiz ağlamak, düştüğünde de canı ciddi yanmadan ağlamazdı. Acile götürdüler. Sağ kolu çıkmış, makara kemiğini elle oturtmuşlar. Sema yine dağıldı. Çocuk bu, olur tabii, zaten ertesi gün Begüm olanları unutmuştu bile..

Pazar genelde makul giderken, yine benim tedbirsizliğimden nurtopu gibi minik bir vukuatım daha oldu. Sema ve Emre mutfakta iken kendi başıma salondan tuvalete gideyim dedim. Evde defalarca sorunsuz katettiğim bir yoldu ama, bu sefer bir sm’lik bir tümseğe takıldım, kafa üstü yerdeki taş karolara çakıldım. Küüüt! Sema’nın içeriden çığlığına Begüm’ün içimi eriten bağırışı karıştı. Neyse ki bir şey olmadı, usturuplu düşmüşüm, önceki hayatımda kediymişim herhalde. 😉

Sonuçta, Pazar akşam erken vakitte hastaneye döndük.

Bunca vukuata rağmen, Begüm ve annemi gördüm, Begüm tepemden hiç inmedi, yatak odası kapısını kapadığımızda zorlayıp girdi, kanepeye çıkıp benimle oyun oynadı, kucaklaştık, burun buruna eskimo öpüşmesi yaptık. Tüm çekilenlere rağmen sadece bunlara değdi zaten.

Ertesi sabah vizitede olanları anlattığımız Burhan Hoca : “İnsaf artık, Türk filmi gibisiniz, size bir daha hafta sonu izni filan yok!” dedi.

Hafta sonu kaçamağımızın özeti budur. 😄

Advertisements

2 thoughts on “Bir Hafta Sonu Kaçamağı

    1. Çok haklısın Nilüfer’cim, zaman su gibi akıp gidiyor, anılar sanki bir asır önceki bir olaya ait gibi. Bu Blog sayesinde ben de geçmişe bir pencere açıyorum.

      Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s